Bebek gelişimi (genel)

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Bebek gelişimi (genel)

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:37 am

1.AY

Bebeğiniz birinci ayını genelde uyuyarak geçirecektir, ancak bu onun hiçbir şey yapmadığı anlamına da gelmez. Kafasını kısa bir süre tutabilir. Size veya sesinize tepki verebilir. Değişik seslere tepki verebilir. Nesneleri kısa süre takip edebilir. Ancak bebeğinizin görmesinin tam olmadığını bilin. Bazı bebekler başlarını uzunca bir süre bile tutabilir. "Aguu" gibi sesler çıkarabilirler. İlk aylarında bebekler ziyaretçi akınına uğrar. Bebeğinizi kimseyle görüştürmemek, evden dışarı hiç çıkarmamak gibi uygulamalara gerek yoktur.

Ancak ziyarete gelenleri bebeğin öpülmemesi konusunda uyarın. Sürekli çekilen fotoğraflar, flaşlar nedeniyle gözlerini rahatsız edebilir. Bunun dışında, el yıkamanın önemini ziyaretçilerinize de anlatın ve dışarıdan gelen herkesten, bebeği kucaklarına alacaklarsa ellerini yıkamasını rica edin. Mümkünse, bebeğin az sayıda kişinin kucağına gitmesi iyidir. Bunun dışında, hava uygun olduğunda giyimine dikkat ederek dışarı çıkarmanızda sakınca yoktur. Ancak kalabalık ve kapalı mekânları tercih etmeyin.

2.AY

İşte bebeğiniz size gülüyor. Bu, çocuğunuz tarafından gönderilen bir armağan.

İkinci ayın içindeki bebeğin nesneleri takip mesafesi daha da artmıştır. Karnının üzerindeyken kafasını kaldırabilir. Çıngırak gibi değişik seslere yanıt verir. Annesini ve sık gördüğü insanları tanımaya başlar. Bazı bebekler nesnelere uzanabilir. Uyanık kalma süresi artmıştır. Bu ay, bebeğinizin aşı ayıdır. Aşı sonrasında bazı bebeklerde ateş ve hafif bir halsizlik hali görülebilir. Doktorunuzla, aşı sonrası oluşabilecek reaksiyonlar ve neler yapılması gerektiği konusunda konuşun.

3.AY

Karnının üzerinde yatarken kafasını kaldırabilir. Çıkardığı sesler çeşitlenmiştir. Gülücükler artar. Bir yanına dönebilir. Nesneleri uzun süre takip edebilir. İki elini kavuşturabilir. Özellikle annesinin sesine doğru dönebilir.

Çalışmaya başlayan annelerin sütleri yorgunluk, süt sağmama gibi nedenlerle azalabilir. Sütünüzü düzenli olarak sağarak ve mümkün olduğunca emzirmeye devam ederek sütünüzün azalmasını engelleyebilirsiniz. Sağdığınız sütleri, siz işteyken bebeğe bakan kişi verebilir. Bu ayda aşı yoktur. Sadece bebeğin gelişimi kontrol edilebilir.

4.AY

Bebek yüksek sesle gülmeye başlar. Başını tutar. Yuvarlanabilir. Bazı nesnelere ulaşarak eline almaya çalışır. Küçük nesnelere dikkat eder. Ellerinden tutup kendinize doğru çekerseniz, başını tutabilir. Agucuklar iyice artmıştır. İkinci dönem aşıları bu ayda yapılacaktır. Eğer ilk aşılarda sorunlar yaşandıysa, doktorunuza bunları anlatın. D vitaminin yanında bebeklere flor verilmesine bu ayda başlanabilir; bazen daha geç başlanır. Artık oyuncaklarla da ilgilenmeye başlamıştır. Bazı bebekler, oyuncakları alınınca itiraz edebilir.

5.AYBu ay, bebeğiniz için artık bir dönüm noktasıdır. Çünkü bebeğiniz yavaş yavaş katı gıdalara geçecektir. Oturma konusunda da ilerleme kaydediyordur. Başını dik tutabilmektedir. Göğsünü yerden kaldırabilir, yuvarlanabilir. Bebeğinizi şimdiye kadar yatakta iç huzuru ile yalnız başına yatırdıysanız, artık dikkat etmeye başlayın. Bir gün bir de bakmışsınız ki bebek dönüyor. Artık çıngırakla oynamaya başlayabilir. Sosyal ilişkileri biraz daha gelişmiştir. Çağrıldığında bakabilir.

6.AY

Bebeğiniz ne kadar hızlı büyüyor değil mi? Daha dün küçücüktü. Çekmecelerde, "bunlar onun olamaz, herhalde yıkayınca çekti" dedirtecek kadar küçük çoraplar buluyorsunuz. Bebeğiniz bu ay içinde yardımsız oturuyor duruma gelecektir. Oyuncağını elinden alınca size kızabilir. Ayakta dik tutarsanız, yere biraz basabilir. Avucuna bir şeyler alabilir. Bu dönemde, bebeğinizin yeni aşıları yapılacaktır. Başının arkasındaki bıngıldak artık kapanmıştır.

5. ay, bebekten kan alınarak kansızlık için değerlendirmelerin de yapıldığı bir aydır. Çünkü pek çok bebekte, yanlış beslenme nedeniyle demir eksikliği olabilir. Demir eksikliği varsa, D vitaminin yanında demir takviyesi de yapılır. 5 aylık bebeğiniz, tanımadığı kişilerin kucağına gitmeme gibi yadırgama davranışları içine girebilir.

7.AY

Bebeğiniz artık, eline verdiğiniz bisküviyi kendi kendine yiyebilen küçük bir canavar. Uzaklardaki oyuncaklara ulaşmaya çalışır. "Babba", "dedde" gibi kelimeleri söyleyebilir. Bunlar henüz anlamlı değildir. Bazı bebekler bir şeylere tutunarak ayakta durabilir. El çırpıp, el sallayabilir.

8.AY

Bebeğinizin kanepenin kenarına tutunup ayağa kalktığını görürseniz şaşırmayın. Bu ayda, bebeğinizi ayakta tutarsanız ayakları üzerine ağırlık verebilir. Ancak unutmayın ki bütün bebekler farklıdır. Bebeğiniz tutunarak ayağa kalkmıyorsa paniğe kapılmanıza gerek yok. 8 aylık bir bebek, oyuncaklarını bir elinden diğerine geçirebilir. Oyuncağını avcunun içine alabilir. Ce-e oyunu oynayabilir.

9.AY

Eğer çok tombul bir bebek değilse, artık yürümeye yönelik hareketleri iyice artmıştır. Oturur durumdan ayağa kalkabilir. Yüzüstü pozisyondan oturur duruma gelebilir. Birine veya bir şeye tutunarak ayakta durabilir. Bazı bebekler, sıralama dediğimiz, koltuğun kenarına tutunarak yürüme işini başarabilir. Farkında olmadan "anne", "baba" diyebilir. 9. ay, ülkemizde kızamık aşısının yapıldığı aydır. Bu aşı 15. ayda tekrarlanır. Bebeğin gelişimi takip edilir.

10.AY

Bebeğin ayakta durabilme özelliği iyice artmıştır. Elinden oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı çıkar. "Anne" ya da "baba" kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir. Küçük nesneleri parmakları ile yakalayabilir. Bu ince hareketler, sağlıklı gelişiminin bir göstergesidir. "At", "ver", "al" gibi basit emirleri anlayabilir ve bunlara uyabilir. İsteklerini belli edebilir.

11.AY

Artık küçük yaramaz "hayır" kelimesini anlamaktadır, ama her zaman annesini dinlemeyebilir. Küçük nesneleri tutabilir. El sallayabilir. Eşyalara tutunarak yürüyebilir. Tutunmadan kısa süre ayakta durabilir. "Anne" ve "baba" dışında kelimeler söyleyebilir. Bazı bebekler bu ayda yürüyebilir. Bebeklere özgü değişik bir dilde konuşabilir.

12.AY

Çoğu bebek bu ayın sonunda yürüyebilir. Ancak bu yürüme genellikle çok başarılı değildir. Siz ona top attığınızda, o da size geri atabilir. Bu ayda verem aşısının kontrolü yapılır. Eğer tutmadıysa, aşı tekrarlanır. Daha önce kan değerlerini görmek için değerlendirme yapılmadıysa, bu ay yapılır. Yemekleri sağlıklı beslenme kurallarına uygun pişiriyorsanız ve bebek artık sizinle sofrada oturabiliyorsa, sizin yediğiniz yemeklerden yiyebilir. Bu ay, ufaklığın ilk doğum günü heyecanının yaşandığı aydır. Bu güzel günü ölümsüzleştirmek için, fotoğraf makinesi, film gibi hazırlıkları şimdiden yapın.



En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 5 kere düzenlendi.





Paylaş




Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:38 am

BEBEĞİNİZİN KİLOSU

Bebeklerin çok şişman ya da zayıf olması, anne babalar için endişe kaynağıdır. Şişman bebeğin ileride şişman olacağı, zayıf bebeğin ise sağlıksız olduğu endişesi ile anne babalar mutsuz olur. Aslında anne babaları mutlu etmek küçük bir bebek için bile zordur. Çocuklar doğumdan itibaren ayda bir, bir yaşından üç yaşına kadar da iki ayda bir tartılmalıdır.

Çocuklardaki ölçümler arasında kilo artışı görülmezse, aksayan bir şeyler olduğundan şüphelenilebilir. Eğer doktorunuz çocuğunuzun normal gelişim sınırları içinde olduğunu söylüyorsa (bkz. Kız ve erkek çocuklar için gelişim grafiği), çocuğunuz normaldir.

Siz yemek yediğinizde doyduğunuzu nasıl anlıyorsanız, bebeğiniz de anlıyordur. Ona "çok zayıf, doymamıştır; biraz daha yedirelim" gerekçesi ile yemek yedirmek yanlıştır. Bırakın bebeğiniz ne kadar yemek yemek istediğine kendisi karar versin.

Bebeklerin az beslendiği, gelişim eğrisindeki gerileme ile anlaşılabilir. Eğer böyle bir gerileme yoksa, az yiyor diye düşünmenize gerek yoktur.

Bebeklerin çok şişman olması da, ileride çok şişman olacakları anlamına gelmez. Bebeklere, zayıflamaları için rejim uygulanmaz. Ancak yeme şekilleri daha sağlıklı hale getirilerek uygun kiloda olmaları sağlanır. Bebek uzun süre aşırı kiloda devam ederse, hareketleri ağırlaşacaktır.

Hareketlerinin ağırlaşması, kilosunun daha da artmasına ve kısır döngüye girmesine neden olabilecektir. Ancak, tombul görünümlü bir bebek normal sınırlar içinde olabilir. Çünkü, bebeklerin kas dokuları çok gelişmediği için yağ dokuları daha fazla görünür. Yürümeye başladıktan sonra genelde kilo verirler. Yürümeye başladıktan iki üç yıl sonra hâlâ tombul bir bebekse, bu ileride şişman olacağının göstergesi sayılabilir. Ancak, 4-5 aylık bir bebek tamamen sağlıklı besleniyorsa, şişman ya da zayıf diye endişelenmek yersizdir.
En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:39 am

YÜRÜME

Belki annenizden, kardeşiniz 11 aylık yürümüşken sizin 14 aylık yürüdüğünüzü duymuşsunuzdur. Her çocuğun gelişimi kendine özeldir. Bebekler genellikle 12.-18. aylar arasında yürürler. Kimi bebek önce emekleyip sonra yürürken, bazıları direkt yürür. Bir şeylere tutunup ayağa kalkması ile yürümesi arasında oldukça uzun bir süre vardır. Önemli olan, çocuğu desteklemektir. Yürüteç konusu ise çocukta kafa karışıklığı yaratması ve tehlikeli olabilmesi nedeniyle, hâlâ bir sorundur. Ancak, uzun süre olmamak kaydıyla ve bebeğin yanında bulunduğunuz zamanlarda kullanılabilir.

Bu dönemde bir diğer önemli konu da, ayağa kalkıp tırmanmaya başladığı için, bebeğin yatağının korkuluğundan düşme ihtimalidir.
Bu tehlike göz önünde bulundurulmalı ve gerekirse yatağa korkuluk takılmalıdır. Düşmeye karşı, yatağın kenarına minderler de konulabilir. Çocuğunuz 18 aylık olduğunda hâlâ yürümeye başlamadıysa, bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:40 am

BEBEĞİNİZİN DİŞLERİ

Bebeğin diş çıkarması, bir yandan çok beklenen, bir yandan da her yeni diş çıkışında korkulan bir seremonidir. Sizi oldukça uzun bir süre meşgul edeceğinden emin olabilirsiniz. Ancak, zorluk her çocukta aynı olmaz. Kimi bebek bu dönemi kolay geçirirken, kimisi daha zor atlatır. İlk diş genellikle 6-7. aylarda çıkarken, bu süreç bazı bebeklerde çok erken, bazılarında çok geç olabilir.

Dişetinde şişmelerin başlaması, dişlerin birden çıkacağı anlamına gelmez. Önce dişeti kızarır ve bebek dişlerini kaşımak ister. Sizi ısırmaya başlar. Ağrısı vardır. Salya akıtmaya başlar. Cildini tahriş etmesini önlemek için salyayı sık sık hafifçe silin. Bu dönemde, bol salyaya bağlı hafif öksürük de olabilir.

Bazı bebekler bu dönemde ishal olurlar. Ancak ishal belirli bir süre devam ediyorsa, kötü değişik bir koku, değişik renk ve sümüksü salgı varsa, diş çıkarma nedeni ile ilgisi olmayabilir. Bu durumda doktorunuza danışmalısınız. Bebeğin ateşi çıkabilir.

Genellikle kabul edilen, diş çıkarmaya 38 derecenin altında bir ateşin eşlik edebileceğidir. Bebeğin bunun üzerinde ateşi varsa, başka bir enfeksiyon geçiriyor olabilir. Bebeğin, dişlerini kaşıyıp ağrısını hafifletmesi için diş kaşıyıcıları vardır. Bunları buzdolabına koyup soğutarak, bebeğinizin dişleri için rahatlatıcı olan soğuk uygulamasına da yardım etmiş olursunuz.

Eğer ağrı bu şekilde rahatlamaz ve bebek çok huzursuz olursa, ağrı kesici şurup ya da direkt dişe sürülen, bebeklere özel ağrı kesici kremler uygulayabilirsiniz. Doktorunuza danışmadan komşulardan duyduğunuz değişik ilaçlar kullanmamanız bebeğinizin sağlığı için daha iyi olacaktır.

Bebeğiniz er ya da geç inci tanesi gibi dişler çıkarmaya başlayacaktır. Bunları sağlıklı tutabilmek için ağzında biberonla uyumaması, sütten sonra su içirilerek ağzının temizlenmiş olması yeterlidir. Bebeklerin dişlerini temiz bir bezle silebilirsiniz. Biraz daha büyüyünce, macun kullanmadan bebek diş fırçaları ile fırçalayabilirsiniz.



En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:41 am

BEBEĞİNİZİN GİYİMİ

Bebeklerin günde en az üç kere üstlerini değiştirmek gerekebileceğini unutmayın. Yedekleri ile beraber yeterli sayıda bodysi, çorabı, tulumu (mevsime göre kısa veya uzun patikli) olduğundan emin olun. Çünkü çarşıya gitmek için zamanınız az olabilir. Sonbahar ve kış için dışarıda giyebileceği tulum da alınmalıdır. İlk aylarda giysiler çok kısa sürede küçüleceğinden, gereğinden fazla giysi almaktan kaçının. Eskiden yeni doğan bebeklere giydirilen zıbınların, bodylerden bir üstünlüğü yoktur ve zıbınlar uzun süre kullanılmadıklarından, body almak daha akıllıca olabilir.

Zaten bebeğinizin göbek kordonu düşmeden önce üzeri kapalı olduğundan, ondan da endişe etmenize gerek yoktur. Tulumların bacakları düğmeli olanları, altını değiştirirken kolaylık sağlar. Ayrıca çoğu bebek giysisi kafadan da rahatlıkla geçişi sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Eğer doktorunuz ultrasonda tahminen büyük bir bebeğiniz olacağını söylediyse, en küçük bebek giysileri (50 cm'lik olanlar) muhtemelen bebeğinize uymayacaktır.

Yeni doğan bebekler özellikle başlarından kolay ısı kaybettiklerinden, her zaman mevsime uygun incelikte bir şapka giydirin. Küçük bebekleri sıkı giydirmiş olsanız da, çok soğuk kış günlerinde uzun süre dışarıda tutmayın.

Bebeklerin sizden bir kat daha fazla giyinmiş olmaları, şapkaları ve çorapları olduğu sürece yeterli olacaktır.

Bebeğin tenine değen giysilerin yumuşak pamuklu kumaştan olması, dikişlerinin batmayacak şekilde olması önemlidir. Bebeğin giysilerini, kendiniz için kullandığınız deterjanla yıkamayın.

En iyisi sabunla yıkamaktır. Sabun tozlarının otomatik makinelerde kullanılabilenleri de mevcuttur. Ancak bebeğin makineyi doldurabilmek için yeterli giysisi olamayabilir. Bu yüzden elde yıkayacak tozlardan da bulundurmanızda fayda vardır.

Bunun dışında bebeğiniz için yumuşak, su emiciliği yüksek alt kurulama havlusu ve banyo havlusu almanız gerekir.


İLK AYAKKABI

Ayakkabı konusu da, bebeklerle ilgili tartışılan ve henüz net karar verilememiş konulardan biridir. Evde ayakkabı giydirilmeli mi? Ayakkabı nasıl olmalı? Bu konularda farklı görüşler mevcuttur. Kimileri, tombul ayacıkların çıplakken zamanla şekle gireceğini söylerken, kimileri alttan destekli ayakkabıların ayak çukurcuğuna şekil vereceğini söyler.


Bebeğinize yumuşak deriden, ayağını sıkmayacak özellikte, alçak topuklu, önden bir santimlik boşluğu olan ve bağlandığında ayaktan çıkmayan kaliteli ayakkabılar alın. Bu ayakkabıların, ayak bileğini destekleyecek tarzda olması önerilmektedir.
En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:41 am

BEBEĞİNİZİN ALT TEMİZLİĞİ BAKIMI

Aslında temizlikle ilgili malzemelerden önce, bebek ve erişkin sağlığı için en önemli konulardan birini burada hatırlatmakta fayda var.

Bebek bakımının en önemli püf noktalarından biri el yıkamaktır. Sürekli elinizi yıkayın. Altını değiştirmeden önce, değiştirdikten sonra, emzirmeden veya beslemeden önce, dışarıdan gelince, kendiniz tuvalete gittikten sonra vb. Yapılan araştırmalar, sadece el yıkamanın bile enfeksiyonları çok büyük oranda azalttığını gösteriyor.

Bebeğinizin alt temizliği önemlidir. Bebek cildi hassas olduğundan, kolaylıkla pişik olabilir. Bebeğiniz ve sizin için en kolay alt bezi, hazır çocuk bezleridir. Hazır bezler, çişi bebeğin tenine temas ettirmeden alt tabakaya atarak altının kuru kalmasını sağlar.

Bebeğiniz ilk zamanlar neredeyse her emzirmeden sonra anne sütü kakası denilen sarımtırak, cıvık dışkıyı yapacağı için bazen günde sekiz kez altını değiştirmeniz gerekir. O yüzden ilk ay bezlerinden bolca hazır bulundurun. Aslında kaka yaptıktan sonra en iyisi altını yıkamaktır. Eğer evinizde sürekli ılık su temin edebiliyorsanız altını yıkayın. Ancak, çok iyi kurulamak ve bir süre havalandırmak gerektiğini aklınızda tutun.


Diğer zamanlarda da ıslak pamukla altı silinebilir. Yine, altı kurumadan bezlemeyin. Bez değiştirmek için bir minderinin olması iyidir. Ancak bunun da temizliğini sık sık yapmalısınız. Gezmeye gittiğinizde, hazır alt silme bezlerinden bebek tenine uygun olanları kullanabilirsiniz. Eğer hazır bebek bezi kullanmıyorsanız, altını çok daha sık değiştirmelisiniz. Altını bağlamadan önce bir krem sürebilirsiniz.

BEBEĞİNİZİN BANYOSU

Bebeğin banyosu için bebek sabunu, bebek şampuanı ve yumuşak bir yıkama beziniz olsun.

Bebeği yıkayabileceğiniz bir küvet almanız iyi olacaktır. Ayrıca, bebeği yalnız başınıza da yıkamanıza yardım edecek file, sünger gibi malzemeler satılmaktadır.

Suyun sıcaklığını kontrol etmek için termometre de alabilirsiniz. Piyasada ayaklı küvetler de vardır. Bunlar daha rahat etmenizi sağlayabilir.

Banyodan sonra bebeğin cildini bebek kremi veya yağı ile ovmanız da bebeği hem rahatlatabilir hem de cildinin kurumasını önler.

Bebeğe her gün banyo yaptırabilirsiniz. Yalnız, göbek bağı tam olarak düşene kadar silmeniz de yeterli olur.

Banyoyu her gün aynı saatte yaptırmanız iyi olabilir. Çünkü bebekler hep alıştıkları şekilde yaşamaktan hoşlanırlar. Akşam saatlerinde yaptırmak her zaman daha mümkün olacağından ve bebeğin gece biraz daha rahat uyuması için iyi olabilir.
En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:43 am

BEBEĞİNİZİN ARABA KOLTUĞU

Araba ile seyahat ederken bebekleri kucakta taşımak, kaza anında çok tehlikelidir. Bebekler için özel hazırlanmış araba koltukları almak, özellikle trafik kazalarının sık olduğu ülkemiz koşullarında belki de pek çok gereksiniminden daha yaşamsal olacaktır.

Bebeğinizin Arabası

Bebek arabası alırken; hafiflik, katlandığında fazla yer tutmaması, güvenlik önlemlerinin yeterli olması ve uzun süre kullanılabilirlik gibi ayrıntılara dikkat ederek, birkaç kez araba alma zahmetinden kurtulabilirsiniz.

Bebeğinizin Yatağı

Bebekler için birkaç tane yatak çarşafı, nevresim, battaniye, mevsimine göre yorgan almakta fayda vardır. Bebeğiniz için alacağınız yatağın kalitesi de, onun rahat uyumasına yardımcı olacaktır.






BEBEĞİNİZİN MOBİLYALARI

Bebeğiniz için yatak alırken, kullanılan boyaya; parmaklıklı ise parmaklık aralıklarının bebeğin kafasının sıkışamayacağı boyda olmasına dikkat edin. Sert köşeli mobilyalar yerine yumuşak dönüşlü olanları tercih edin.

Bebeğinizin Oyuncakları

İlk aylarda değişik renkli, güzel sesler çıkaran oyuncaklar bebeğinizin ilgisini çekebilir. Görsel olarak değişik uyaranlar faydalı olabilir. İlk haftalarda sadece o yöne doğru bakarken, sonraları ona uzanmaya çalışır. Oyuncak alırken, boyalarının bebeğin sağlığına uygun olup olmadığı, ağzına alacağı gibi bir şeyse küçük olmaması ve yıkanabilirliği dikkat etmeniz gereken noktalardır.
En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:45 am

BEBEĞİNİZLE İLETİŞİMİNİZ

Uzun hamilelik dönemi boyunca beklediğiniz bebeğiniz geldi. Ne mutlu size.

O artık, sizin yakın ilginize muhtaç. Onu sevin ve bundan duyduğunuz mutluluğu ona en iyi şekilde gösterin. Bebeğiniz o kadar küçük görünür ki, onun hiçbir şeyden anlamadan yattığını düşünebilirsiniz. Oysa onunla sayısız şekilde iletişim kurabilirsiniz. Belki pek çok deneyimli annenin fark ettiği gibi, bebekle konuşmak çok önemlidir. Ona sürekli olarak yaptığınız şeyleri anlatın, sorular sorun. Belki ne dediğinizi şimdi anlamıyor olabilir, sizi cevaplayamayabilir, ancak dinleyecektir.

Arada sırada sesler çıkaracaktır. Kendinizden bahsederken anne kelimesini kullanın, babasından bahsederken baba deyin. O, bu gibi zamirleri bebekler anlamaz. İnce sesler bebeklerin daha çok ilgisini çeker.

Belki de o yüzden, çocuk ya da kadın seslerine daha çok yanıt verir gibi bir halleri vardır. Sık sık tekrarlar yapmak, anlamasını daha da kolay hale getirecektir. Bebeğe şarkılar söylemenin onu çok rahatlattığını göreceksiniz. Sesiniz güzel olmasa da şarkı söyleyin. Unutmayın siz onun annesisiniz, sizin her şeyiniz ona şimdilik mükemmel görünüyor. Bebekle iletişim kurarken ona dokunmayı da ihmal etmeyin. Ona dokunun ve sevin. Ancak sevilen bir bebek sevgi dolu, mutlu bir çocuk ve yetişkin olabilir.

Doğum sonrasında bazı kadınlarda, duygusal yaşantıda hormonlara da bağlı olmak üzere değişiklikler olur. Kendinizi iyi hissetmeyebilirsiniz. Bu durumlarda doğa yürüyüşleri, egzersizler ve ılık duşlar vücudunuzun daha dinç olmasını sağlayacak ve sizi rahatlatacaktır.

Besinlerinize dikkat edin. Gece uykusuz kaldıysanız, gündüz bebek uyuduğunda siz de uyuyun.

Şimdiye kadar sizin gözbebeğiniz olan eşiniz artık bu ilgiyi bir başkası ile, hem de tüm zamanınızı çalan bebekle paylaşmak zorundadır. O size, siz de ona telaş arasında ilgi göstermeyi ihmal etmeyin.



En son Mavi Boncuk tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:59 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Mavi Boncuk
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 17007
Kayıt: Pzt Ara 04, 2006 1:02 pm
Konum: İzmir
Duygudurum:
Zodiac:
İletişim:

Mesaj gönderen Mavi Boncuk » Çrş Mar 21, 2007 10:45 am

BEBEĞİNİZİN UYKUSU

Bebeğinizle iletişime geçeceğiniz zaman, onun hemen uyku öncesi olmamalıdır. Ninnilerde "uyusun da büyüsün" derler. Bu bir bakıma doğrudur. Bebeğiniz karnı doyup, altı temizlenip, birazcık uyanık kaldıktan sonra günün büyük bölümünü uykuda geçirir. Ancak her bebeğin uyku düzeni de aynı değildir. Hiçbir neden yokken bebeğiniz uyumuyorsa endişe etmeyin. Kendi uyku süresini kendi belirleyebilir. Zamanla gece uyanmaları da azalacaktır.

Bebeğinizi nasıl yatırmalısınız?

Bebeklerin nasıl yatırılmaları gerektiği hep tartışılan bir konu olmuştur. En güncel eğilim, bebeklerin sırtüstü yatırılmalarıdır. Kafasını hafif yan çevirerek ve değişik taraflarına yatırarak, tek taraflı deforme olmasını önleyebilirsiniz.

Bebeğinizi nasıl tutacaksınız?

Bebekler, 2-3 aylık olana kadar başlarını dik tutamazlar. Bu yüzden, bebek tutulurken kafasının arkasına destek olmak gerekir. Aynı zamanda diğer elinizle de belinden tutabilirsiniz. Kol ve bacakları, rahatça hareket edecek şekilde olmalıdır.


htc17gul
Üye
Üye
Mesajlar: 37
Kayıt: Pzr Tem 01, 2007 12:03 pm
Zodiac:

Bebeğin gelişim basamakları

Mesaj gönderen htc17gul » Sal Ağu 07, 2007 9:40 pm

Gelişim Basamakları - 1
Bu yazı 1.719 kez okundu.

Bebek doğduktan sonra onun geliştiğini görmek mutluluk vericidir. Günler geçtikçe öğrendiklerini size göstermesi sizi duygulandırır. Onların gelişimini takip etmek açısından bilinmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlar her bebeğe göre değişim gösterse de, ortalama olarak yapabildiklerini görmek açısından önemlidir.




1 aya kadar
Akıl: Doğumdan sonra bir iki saat içinde annesinin sesini ve kokusunu tanır.
Dil: İletişimi bağırarak kurar ve anadili seslerini tercih eder.
Davranış: Yüzlere ilgi gösterir ve kucakta sakinleşir.

2 aya kadar
Akıl: Annesinin yüzünü tanır. Dokunarak fikirler edinmeye başlar.
Dil: Söylenenlere, çeşitli seslerle karşılık verir.
Davranış: Gülümsemeyi geliştirir ve insan yüzlerine tepki verir.

3 aya kadar
Akıl: Hareketleri takip eder. Nesnelerin üzeri örtüldüğü zaman kaybolmadığını kavrar.
Dil: İhtiyaçlarını değişik bağrışlarla anlatır. Sesler ve dudak hareketi arasında bağlantı kurar.
Davranış: Karşısındakinin bakışlarını yakalar. Etkileşim bekler ve mimikler, sesler üzerinden iletişim kurar.

4 aya kadar
Akıl: Gözleri ile çevreyi araştırır, algılama için ellerini kullanır ve öğrendiği şeyi aklında bir hafta tutar.
Dil: Sevecen ve öfkeli seslere farklı tepki verir ve çıkarılan sesleri taklit etmeye çalışır.
Davranış: Sevinci, korkuyu, üzüntüyü ve şaşkınlığı mimiklerle gösterebilir.

5 aya kadar
Akıl: Aynadaki yansımasına ilgi gösterir. Bir yetişkinin gördüğü tüm renkleri görür.
Dil: Çıkardığı sesler anadilininkilere benzemeye başlar.
Davranış: Bakıcısını gördüğünde kollarını ve bacaklarını sallar. Sevincini, yüksek sesle gülerek gösterir.

6 aya kadar
Akıl: Hedef aldığı nesnelere yönelerek iki eliyle yoklar. Birkaç nesneyle yapılan basit işlemleri anlar.
Dil: Değişik ses tonlamaları ile denemeler yapar. Yabancı dillerin seslerini yetişkinlerden daha iyi ayırt eder.
Davranış: Neşeli ya da öfkeli sesleri uygun yüz ifadesiyle bağdaştırmaya başlar.

7 aya kadar
Akıl: Bir yetişkinin baktığı yönü takip etmeye başlar.
Dil: Heceleri ikileyerek, peltek konuşmaya başlar. Kendi ismi söylenince tepki verir.
Davranış: Birden fazla kişiyle duygusal bağ kurar ve ları güçlenmeye başlar.

8 aya kadar
Akıl: Sebep-sonuç üzerine düşünmenin ilk belirtileri.
Dil: Basit dilbilgisi kurallarını kavrar, düzgün söylenen ve kullanılan cümleleri tercih eder.
Davranış: Yabancılama başlar ve tanımadığı insanlara karşı farklı davranır.

9 aya kadar
Akıl: Gizlenmiş oyuncağı arar. Nesnelerin işlevlerini kavramaya başlar.
Dil: Dil özelliklerine hakim olmaya başlar, çıkardığı sesler anadilininkilere benzer.
Davranış: Nasıl tepki vereceğini bilemediği anlarda, anlamak için güvendiği kişinin mimiklerine bakar.

10 aya kadar
Akıl: Yetişkinlerde gördüğü hareketleri, 24 saat sonra bile taklit edebilir.
Dil: Basit emirlere tepki verir. 'baba' ve 'anne' diyebilir.
Davranış: Saklama oyunlarını sever. Bir kişinin neye duygusal tepki verdiğini fark eder.

11 aya kadar
Akıl: Resimlere bakar ve nesneleri parmağıyla gösterir.
Dil: Dinlediği sözcükleri taklit etmeye başlar.
Davranış: Çok sevdiği bir oyuncak elinden alındığında, bağırarak itiraz eder.

12 aya kadar
Akıl: Görme niteliği bir yetişkininki gibidir. Bir nesnenin adı söylendiğinde onu teşhis edebilir.
Dil: Anlaşılır ilk kelimeleri söylemeye başlar.
Davranış: El çırpmak ve göz kırpmak gibi yeni davranış biçimlerini taklitle öğrenir.

18 aya kadar
Akıl: Nesneleri ve kişileri oyun figürleri şeklinde yorumlar.
Dil: Sözcük sayısı ortalama 20 kadardır.
Davranış: Güvendiği kişileri kucaklar. Ortama katılır ve tavır takınır. İnatçı davranışlar başlar.
En son htc17gul tarafından Pzr Kas 13, 2011 12:56 am tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Cevapla

“0-12 Ay Bebek Bakımı” sayfasına dön