DEHB DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Cevapla
aylineren
Uzman Üye
Uzman Üye
Mesajlar: 1621
Kayıt: Pzt Ara 31, 2007 6:12 pm
Konum: sAkLıBaHçE
Zodiac: Leo
Süper yüksek puan: 0
Yüksek puan: 0

DEHB DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Mesaj gönderen aylineren » Çrş Eki 17, 2012 10:34 am

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Nedir?
Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) okul öncesi dönem ve okul çağı çocuklarında belirgin hale gelen bir bozukluktur.Çocuğun davranışlarını kontrol
etmesi ve dikkatini vermesinde sorun vardır. “Bir türlü yerinde durmayan,” “hayallere dalan”, “düşünmeden davranan”, “dalgın, unutkan” …vs. gibi
pek çok sıfatla nitelendirilen çocuklardır. Bu davranışlar çoğu çocukta zaman zaman görülebilen durumlar olduğundan tanı konulması için yeterli deneyim ve bilgi birikimi sahibi uzmanların yardımı gerekir. Sanıldığından daha sıktır, % 4-8 gibi bir oranda görülmektedir; bu da 25-30 kişilik bir sınıfta en az 1-2 DEHB olan çocuk
görülebileceği anlamına gelmektedir. Toplum tarafından yeni tanınmaya başlayan bir durum olmasına rağmen aslında uzun zamandan beri bilinmekte ve her sene
hakkında yüzlerce araştırma yayınlanmaktadır. İlk kez 1845 yılında Dr. Henrich Hoffman isimli bir hekim tarafından tanımlanmış olmasına rağmen yine bir hekim olan Sir George F. Stil 1902’de yeniden bu bozukluğu vurgulayana dek hak ettiği ilgiyi görememiştir. Ancak bu tarihten sonra bu bozukluğun özelliklerini, nedenlerini, seyrini, tedavilerini araştıran çalışmalar hız kazanmıştır. Günümüzde artık şu rahatlıkla söylenilebilir ki: DEHB anne-babanın yetiştirme biçimlerinin doğrudan sonucu olmayan, kalıtsal özelliklerin ağır bastığı, hakkında oldukça bilgi sahibi olduğumuz bir rahatsızlıktır. Çocuğunuz çok hareketli olmasa da DEHB olabilir mi?
“Hiperaktivite”, aşırı hareketlilik anlamına gelmektedir; ancak bu terim DEHB olan çocukların tümünü iyi anlatan bir terim değildir, çünkü hiperaktivite olmadan da
DEHB olabilir. Bazı çocuklarda en belirgin şikayet dikkat süresinin çok kısa olmasıdır. Yani DEHB olan çocukların bir kısmında aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile ilgili
belirtiler ön plandayken bir kısmında dikkatsizlik ile ilgili şikayetler ön plandadır. Önemli bir kısmında ise her iki gruptan şikayetler bir arada görülür.
* Dr. Heinrich Hoffman, “Rahat Duramayan Philip’in Hikayesi” adlı kitabından alıntı *





Paylaş



ACABA .. Aşkları da devralır mı kalp nakli yaptıranlar?

aylineren
Uzman Üye
Uzman Üye
Mesajlar: 1621
Kayıt: Pzt Ara 31, 2007 6:12 pm
Konum: sAkLıBaHçE
Zodiac: Leo
Süper yüksek puan: 0
Yüksek puan: 0

Re: DEHB DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Mesaj gönderen aylineren » Çrş Eki 17, 2012 11:06 am

Belirtileri nelerdir?
Tablo’ya bakıldığında, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite bozukluğu bir çok çocukta normalde görülebilecek belirtileri içerir, ancak tanıyı koyarken bunların sayısı, süresi
ve çocuğun hayatını ne ölçüde olumsuz etkilediği önemlidir. Tanı için çocukta bu iki gruptan birinde ya da her ikisinde yer alan belirtilerin en az 2/3’si bulunmalıdır.
Ayrıca, belirtilerin 7 yaşından önce başlamış olması ve en az iki farklı ortamda sorun yaratıyor olması gerekir. Hiperaktivite belirtileri  Yerinde duramazlar  Oturması gerektiği halde oturamazlar  Sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çekerler  Yerli yersiz koşup tırmanırlar  Çok konuşurlar  Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabını yapıştırırlar  Her zaman bir şeylerle uğraşırlar  Sırasını beklemekte zorlanırlar  Olaylara veya konuşmalara müdahale edip yarıda keserler

Tanısı nasıl konur?
Tanı konulması aşaması ayrıntılı bilgi alınması ile başlar, anne-babadan, öğretmenden, çocuğun kendisinden ve olabildiğince çok bilgi kaynağından bilgi elde
edinilmeye çalışılır. Aileler çoğu zaman okul öncesi dönemde dikkatsizlik, aşırı hareketlilik, dürtüsellik belirtilerini gözlemlerler ancak genellikle tanı, çocuğun okula
başlamasından sonra konulur. Aile içinde ve erken dönemde sorun yaratmasa da okul gibi yapılandırılmış, kurallı ve kalabalık bir ortamda belirtiler belirgin hale gelir.
Öğretmenler çok sayıda çocukla çalıştıkları için dikkat ve kendini-kontrol edebilmeyi gerektiren sınıf ortamında “ortalama” bir çocuğun davranışlarına aşinadırlar.
Hiperaktivite ve dürtüsellik ile ilgili belirtileri daha çabuk fark edebilirler. Ancak bazen sadece “dikkat eksikliği” olan çocuklar, özellikle de uysal ve uyumlu bir çocuksa,gözlerinden kaçabilmektedir. Daha sonraki aşama çocuğa hekim tarafından fizik muayene yapılmasıdır; ayrıntılı bir fizik muayene, işitme ve görme ile ilgili sorunlar da dahil karışabilecek diğer tıbbi nedenlerin anlaşılmasını sağlayacaktır. Ayrıca çocukta örneğin motor becerilerde sorun olması gibi sinir sistemine ait gelişimsel gecikmeler ile ilgili bulgular varsa bunların erken dönemde tanınmasını da kolaylaştıracaktır. DEHB ile ilişkili olabilecek genetik sendromları ortaya çıkaracaktır. Çocuğun davranışlarının gözlenmesi de önemli olan bir diğer basamaktır. Ancak her ne kadar bazı çocuklarda DEHB belirtileri dört dörtlük gözlemlenebilir olsa da çoğu zaman bu mümkün değildir. Çocuk birebir görüşme esnasında ve daha önce hiç karşılaşmamış olduğu bir ortamda, okulda ya da evde olduğundan farklı olabilir.
Günümüzde DEHB tanısına yardımcı olacak herhangi bir laboratuar testi (kan testleri, idrar testleri, EEG...vs), beyin görüntüleme yöntemi (beyin tomografisi, magnetik rezonans görüntüleme...vs) ya da psikolojik test yoktur. Yani DEHB olan bir çocuk ile DEHB olmayan bir çocuk arasında bu testlerin istenme nedenleri açısından bir fark bulunmamaktadır.

DEHB’nin nedenleri nelerdir?
DEHB’ye geçmişte “minimal beyin hasarı”, “postensefalitik bozukluk” gibi isimler takılmış da olsa bu çocukların beyinlerinde günümüzdeki beyin görüntüleme
yöntemleriyle özgül, tanı koyduran bir anatomik bir bulgu henüz saptanamamıştır. Saptanabilen belirgin anatomik değişiklikler olmaması, daha hafif ama önemli
biyolojik değişiklikler olmadığı anlamına gelmez. Daha yüksek çözünürlükteki beyin görüntüleme araçlarının yapılması, gelecekte bu sorunu çözecektir. Yakın zamandaki araştırmalar beynin kimyasal yapısındaki sorunların üzerinde durmaktadır. Beyinde mesajların iletimini sağlayan dopamin, serotonin, norepinefrin gibi maddelerle ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. DEHB tanısı alan çocukların birinci dereceden akrabalarının % 25’inde de aynı problem karşımıza çıkar (genel toplumdaki sıklığın %4-8 olduğunu anımsarsak, riskin yaklaşık 5 kat arttığı anlamına gelmektedir). Bu da kalıtsal faktörlerin önemli olduğunu göstermektedir. Yine de kalıtsal faktörler DEHB’yi tamamen açıklamaz. Peki neden bazı çocuklarda DEHB gelişirken diğerlerinde gelişmez? DEHB’nun ortaya çıkışını kolaylaştırdığı düşünülen çevresel faktörler: Gebelik esnasındaki faktörler:
 Alkol kullanımı  İlaç kullanımı  Kötü beslenme  Sigara kullanımı  Kimyasal zehirler (ör: kurşun)  Çoğul gebelik
Doğum ve Doğumdan sonraki faktörler:
 Zor doğum, doğum esnasında ya da sonrasında yaşanan tıbbi sorunlar  Erken doğum  Düşük doğum ağırlığı  Merkezi sinir sistemi İnfeksiyonları  Demir eksikliği
 Kimyasal zehirler (ör: kurşun)
6
Yakın zamanda yapılmış çalışmalardan elde edilen veriler *(2,3,4) :o DEHB olan çocuklarda toplam beyin hacminin % 5 kadar daha küçük oldukları anlaşılmıştır.
o Takip çalışmalarına göre bu çocukların beyin büyüklüğü ve olgunlaşmasında normal çocukları geriden takip ettikleri ve ergenlik döneminde bazı çocuklarda aradaki bahsedilen farkın kapandığı düşünülmektedir. o Araştırmacılar beynin, sorunları çözmemize, karşımızdakinin davranışlarını anlayıp değerlendirmemize, plan yapabilmemize ve isteklerimizi erteleyebilmemize yarayan bölgesi (frontal loblar) ve diğer bazı bölgelerindeki küçüklüğün daha belirgin olduğunu saptamışlardır.
o Tedavi görmüş DEHB olan çocuklarla tedavi almamış olanlar karşılaştırıldığında, tedavi alanlarda hacim azalmasının düzeldiği ancak almayanlarda anormalliğin
devam ettiği gösterilmiştir. o DEHB olan çocukların kardeşlerinde de beynin bazı bölgelerinde benzer ama daha hafif değişiklerin olduğu gösterilmiştir o 2002 yılında başlayan ve 152 DEHB’li erkek çocuk ile 139 normal çocuğun karşılaştırmalı olarak takip edildikleri, halen devam eden çalışma, son derece değerli veriler sağlamaktadır.
o Yeni yöntemler kullanarak daha ayrıntılı inceleme yapabilmeye imkan veren çalışmaların sayısı günümüzde de artmaya devam etmektedir Sonuç olarak, DEHB’nin ev ortamı, yetiştirme biçimi gibi nedenlerden değil diğer nedenlerden kaynaklandığını kanıtlayan çok sayıda bulgu vardır. Bu, ailenin kendini suçlamaması açısından oldukça önemli bir noktadır.
Alıntıdır
ACABA .. Aşkları da devralır mı kalp nakli yaptıranlar?

boritta
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 3
Kayıt: Çrş Kas 14, 2012 3:15 pm
Süper yüksek puan: 0
Yüksek puan: 0

Re: DEHB DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Mesaj gönderen boritta » Çrş Kas 14, 2012 3:16 pm

Dikkat Eksikliğinde kullanılan ilaçlar hakkında, Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı'nın bir makalesini buldum:

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEH, çocuğun gelişimine uygun olmayan yetersiz dikkat süresi, yaşa uygun olmayan hiperaktivite ve dürtüsellikle (düşünmeden harekete geçme) karakterize bir bozukluktur.

Dikkat eksikliği tedavi edilmediği taktirde, çocuğun sosyal ve akademik alandaki işlevselliğinin giderek bozulduğu , özgüven kaybının sıklıkla ortaya çıktığı bilinmektedir. Dikkat eksikliği tanısı çocuk psikiyatristi uzman tıp doktoru tarafından konur. Çocuk psikiyatristleri dikkat eksikliği tanısı koyarken şu bulguları değerlendirirler: çocuğun doğum öncesi ve sonrası gelişim öyküsünün ayrıntılı şekilde alınması, aile ve çevresiyle olan ilişkilerinin değerlendirilmesi ve çocuk psikiyatristi tarafından gözlem ve muayenesi ile tanı konur. Hastalığın nedenleri olarak nörokimyasal, nörofizyolojik, psikolojik ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tam tedavisi için şu çok önemlidir: DEHB, çocuk psikiyatristi, aile ve okul işbirliği ile çok yönlü olarak ele alınmadığı taktirde tam olarak başarı sağlanması zorlaşır. İlacın bir DEHB`li öğrenci için gerekli olup olmadığına, öğrencinin klinik tablosunu değerlendirerek, sadece uzman tıp doktoru olan çocuk psikiyatristi karar verebilir. Ancak ilacın kullanımıyla ilişkili olarak ailelerin ciddi kaygıları olmaktadır. Bunun en önemli sebebi ilacın olası yan etkileri ve bağımlılık yaptığı ile ilgili medyadan edinilen yanlış bilgilerdir.

Kaynak Makale: http://cocukvegenc.com/icerikdetay-141/dikkat-eksikliginde-kullanilan-ilaclar.html

Cevapla

“Özel Bakım Gerektiren Çocuklarımız” sayfasına dön